Bizi arayın

0212 671 0 675

 

BİOS Yapı tarafından Başakşehir İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nin meydanına, Türkiye’nin akıllı sistemli ilk sanayi sitesi olan İSTMALL AVM (İkitelli Sanayi Ticaret Alışveriş Merkezi) açılıyor.

İkitelli OSB’nin tam kalbinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılında, 2023 vizyonuna yakışacak bir şekilde inşaatının tamamlanması beklenen İSTMALL AVM’nin büyük, tam kapsamlı, akıllı teknoloji ile donatılmış sanayi ve ticaret kompleksi olması bekleniyor. Üç ayrı bloktan oluşacak olan İSTMALL’ın içinde 164 akıllı ofis, 115 adet akıllı mağaza, 60 adet atölye, imalathane ve fabrikalar yer alacak. Sanayi, üretim ve birçok yaşamsal alanı da içinde barındıracak olan İSTMALL AVM, 310 bağımsız bölümden oluşarak, elektrik gücü yönetimine, koku filtreli mekanik odalarına sahip olarak tasarlandı. BİOS Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Aytekin proje ve firma hakkında bilgiler verdi.

Remzi Bey, öncelikle sizi tanıyalım.

Aslen Malatya, İzollu’luyum. 18-20 yıldır inşaat sektöründe faaliyet göstermekteyim. Evli ve üç çocuk babasıyım.

Yeni projeniz İstmall’ın önündeyiz. Ancak öncesinden başlayalım sohbetimize. Bugüne, bu projeye uzanan yolu anlatır mısınız?

Bizim inşaat serüvenimiz, BIOS öncesinde AYTEK GLOBAL ile başladı. 2014 sonunda, bir ortağımla birlikte kentsel dönüşümdeki eksiklikleri görerek AYTEK GLOBAL çatısı altında bir firma kuralım istedik. O dönemde, şu anda mimarlık okuyan oğlumun bilgisayarına format atıyorduk. O sırada bir yandan da isim düşünürken, bilgisayarın BIOS kurulumu sırasında kulağıma hoş geldi. Firmanın da ismi BIOS olsun dedik. Bu firmanın kuruluş amacı, tamamen kentsel dönüşüm üzerine çalışmaktı.

Daha öncesine gelecek olursak, yüzde 80 ağırlıklı olarak mesken yaptık. Buna da hala devam ediyoruz. Biz bu tip çalışmalara sektörde simge proje diyoruz. Şöyle açıklayayım, simge proje bulunduğu çevre ve lokasyonun çehresini değiştiren projelerdir. Şu anda birçok mesken projemiz devam etmekte. Bunlara nasıl bakıyoruz? İnsanlarımızın yapı stoğu ve yaşam alanlarını destekleyen ticari projeler olarak bakıyoruz. Fakat İstMall gibi projeler, Ülkeye, çevresine ve ülke ekonomisine gerçekten katma değer üreten, ülkeyi bir adım ileri taşıyacak vizyonlarla üretilen projelerdir. Bu yüzden bu proje bizim için çok önemli ve benim için de ayrı bir önem taşıyor.

O zaman yeri gelmişken bu projeden bahsedelim. Birçok alanda yeniliklere imza atan, farklı ihtiyaçları bir araya toplayan bir proje… Biraz bize İstMall’dan bahseder misiniz?

Şöyle söyleyeyim, ben bu ülkenin gerçek bir vatanperveriyim. Yaşadığım coğrafyaya değer veren, bu ülkeyi seven biriyim. Bir işe başlarken de bir simge proje yaratmak için derin düşünceler içerisine girdik. Ne yapmalıyız diye düşündük. Önce gördüğüm eksikliklere yöneldim ki, bu eksiklikleri gidermek üzerine yapılan çalışmalar da bu projenin alt yapısını oluşturdu.

Yaşadığımız coğrafyada, halkımızın emek vermekle ilgili hiçbir sıkıntısı yoktur. Bakıyorsunuz, gencecik kardeşlerimiz de, yaşlı abilerimiz ve amcalarımız saat kavramına bağlı kalmaksızın görevine sadakatle emek vererek çalışıyor. Tarladaki köylü Mehmet Amca da, fabrikadaki Ahmet Usta da… Herkes çalışıyor. Bizlerin alın teri dökmekle ilgili bir problemimiz yok. Yeter ki karşılığını bulsun.

“Alın Terinin Yanında Akıl Teri De Olmalı”

Ama bunun karşısında bizim ülkemizde akıl teri önemsenmedi bir türlü. Özellikle sanayicilerimiz. Ne demek akıl teri? Bizler beden teri akıtmadan önce projelerimizi ve işlerimizi önce kendi dimağımızda ve zihnimizde şekillendirmiyoruz. Başarı zaten buradan gelecektir. Akıl teri ile beden terini bir arada harmanlayıp tezgahına sokan sanayici, muhakkak başarıya ulaşacaktır. Öncelikle bu ihtiyacı fark ettim. Ülkemiz sanayide çok geri kalmıştı. Yıllarca halkımız bu durumun ezikliğini yaşadı. Halkımızın gelir seviyesinin düşmesinin en büyük etkenlerinden biriydi bu. Ne yapılması gerekiyordu? Beyaz yakalı dediğimiz, projelendirme yetkisine sahip, rasyonel düşünen beyin gücümüzle emeğimizi buluşturacak işler ortaya koymalıydık. İnovasyon dediğimiz de budur.

Bu noktada düşündük, sanayicinin ihtiyacı ne olabilir diye… Bu anlamda İkitelli kıymetli bir yer. Ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 10 ihracatı buradan gerçekleşmektedir. Aşağı yukarı 18 bin çeşit üründen bahsediyoruz. Ancak hala şöyle bir sorunumuz var, benim babamlar gibi Anadolu’dan 1960’larda ve 70’lerde gelen iş adamlarımız, o zamanların zihniyetiyle işlerinin başındalar. Aslında çok büyük işler yapan bu adamlar, bu işleri gereken profesyonelliğe sokamamış. Örnekleyecek olursak, önlüğünü giyip torna tezgahında saatlerce çalışıyor. Ay sonunda kümülatif hesabına bakınca, milyonlarca liralık iş yapmış. Ancak o tulum halen üzerinde. Dünya bu noktada çok değişti.

Global anlamda artık beklentiler de değişti. Ürünü alacak insan havaalanından karşılanıp güzel bir ofiste ürün kataloğundan veya dijital bir platformdan ürünü görüp seçmek istiyor. Eskisi gibi yağlı tulumla müşteriyi karşılama dönemi bitti. Dünyayı takip ediyor ve inovasyonu konuşuyorsak, bizim de bir şeyler yapmamız gerektiği kanaatine vardım.

Bu anlamda, bu kanılarla yola çıkarak neler yapılabileceğini düşündüm. Sanayici burada üretmeli. Üretim büyük bir ihtiyaç. Biz Türk halkı olarak gücümüzü üretimden alıyoruz. Mukavemetli, kapısına tırın yanaştığı, insanlarla ilişkilerin bir arada bulunduğu ve ticaretin merkezinde üretim alanları gerekli. Onun için fabrikalarımızı yaptık.

Sanayicinin üretiminin ardından ikinci ihtiyaç, satış… Bunun için de mağazalara ihtiyaç var. Benim babam da ayakkabıcıydı. “Oğlum olur mu? Ayakkabı mağazası Beyazıt’ta olmalı” derdi. Yurt dışından gelen herkes ilk önce mutlaka Suriçi’ni gezerdi. Ancak günümüz koşullarında ulaşım ve enerji en büyük maaliyeti oluşturuyor. Bir üreticinin fabrikasından Suriçi’ndeki mağazasına gitmesi, yarım gününü alıyor. İşte bu noktada üretimin ardından mağazaların gerekliliği doğuyor. Böylece mağazaları yaptık.

Ürettik, mağazamız da var… Ancak sonrasında bu operasyonu yönetecek, az önce söylediğim gibi akıl terini sevk ve idare edecek bir ofis gerekli oldu. Bu operasyon alanları için de kulelerimizi inşa ettik.

Üretim, mağazalarda satışlar ve bunların sevk ve idaresi için gerekli inşaaların ardından başka ihtiyaçlar baş gösterdi.

İnsan robot olmadığı gibi sosyal bir varlıktır. Hangi insan başarılı diye baktığımızda huzur, mutluluk ve sosyalleşmiş bireyleri görüyoruz. Mutlu ve huzurlu bireyler, işine adapte olmak konusunda da daha başarılıdır. Bundan yola çıkarak burada bir katımızı, üstü açık ve gökyüzünü görebilecek şekilde dizayn ettik. Çünkü işçilerimiz, 1000-2000 metrekare fabrikalarda gökyüzüne hasret yaşıyor. Akabinde burada çalışanların yemeğini yiyebileceği, çayını kahvesini yudumlayıp sosyalleşebileceği 3 bin m2 peyzaj yaptık.

Ve nihayetinde de bütün bunlara akıllı sistemi entegre ettik. Bunu da şöyle anlatayım:

Elektrik tesisatını hazırlarken zayıf akım hatlarımızı da eş zamanlı çektik. Modemlerimizi ve ekranlarımızı bağladık. Günümüzde internet, olmazsa olmazımız. Evimizde ya da dışarıda, iş yerimize tam anlamıyla hükmedebilelim istedik. Öyle ki evimizden klimamızı hatta musluklarımızı bile kontrol edebilelim. Elektrik saatimizi kapatabilelim. Çalışma alanlarını görüp kontrol edebilelim. Hatta restoran katından siparişimizi bile verebilelim…

Kulağa nasıl gelirse gelsin, artık bunlar zor şeyler değil. Dünya evrildi ve bilişim çağında. Biz de bir şeyler katıp ülkemiz ve coğrafyamıza değer üretmek için bu projeyi tasarladık. Eksiklerimiz elbette olacaktır ama biz, her projede kendimizi yeniliyor ve öğrenmeye devam ediyoruz.

Yani ilmek ilmek düşünülmüş ve dokunmuş bir projenin önündeyiz…

Burada ete kemiğe bürünmüş 14 aylık bir çalışmayı görüyoruz. Ancak totalde 4-4 buçuk yıllık bir emeğin sonucu bu. Sadece bir yılı aşkın bir süreyi ne yapabiliriz, nasıl daha iyi yapabiliriz diye düşünerek geçirdik.

Üretim ve satış alanlarıyla, imalathane ve sosyal alanlarıyla bu denli detaylı düşünmüş tek proje sanırım ülkemizde…

Evet doğru. Bu nokta önemli. Buranın adını koyarken, yani İstMall derken, İkitelli Sanayi ve Ticaret Alışveriş Merkezinin kısaltması olarak düşündük.

Dünya genelinde AVM denildiğinde tüketime dayalı, ihtiyaçlar için para harcanılan yerler akla gelir. Fakat burası üretime dayalı endüstriyel bir AVM. Burada elbette tüketim de olacak. Elbette sosyalleşip eğleneceğiz de… Fakat burada daha ziyade üretim alanlarında günlük ticaretin nabzını tutacağımız, ülke ekonomisinin kalbini dinleyebileceğimiz, adeta borsa gibi bir üs inşaa ediyoruz. Evet bu anlamda bu Türkiye’de bir tek ve alternatifi yok.

Bu projeyi 2023’te tamamlamayı planlıyorsunuz. Peki sonrasında ne gibi fikirleriniz var?

Evet 2023’te tamamlayacağız. 2023 aynı zamanda Türkiye’nin de genel vizyonu. Bizim de… İstMall projesinin teslim tarihi… Fakat biz inşaat sektöründeyiz. Bu sektörde de bir yerimiz var. Devam eden projelerimiz ve başlayacağımız projelerimiz var. İnşaatcıyız… Durmak yok, yola devam… Bu ülkenin çok çalışmaya, çalışkanlığa ihtiyacı var. Şu anda bu proje haricinde şantiyesinin kurulmuş olduğu bir projemiz daha var. Halkalı Meydan’da yer alan BIOS Life… Başakşehir’de projemiz var… Dediğim gibi aslen mesken üreticisiyiz. Bu tür simge projeleri değer katabilmek için üretiyoruz. Yine bu tarz büyük bir projeyle, başka bir lokasyonda karşınıza çıkacağız. Ancak şu anda bunun beyin fırtınalarını yapıyorum. Muhtemelen üç yıl sonra da bu projeye başlayacağım. O da İstMall’ın bir üst versiyonu olacak.

Yani burayı tamamlamadan bir üst versiyonu düşünüyorsunuz…

Elbette… Hayat durağan değildir. Her zaman personelime de söylerim, Yüce Allah her şeyi hareket üzerine yarattı. Düşünün ki temizlik diye suyu yarattı. Ama su bile durduğu yerde kokar. Durağanlık fıtrata aykırı. Biz de durmuyoruz.

İstMall’ın bir de ödülü olduğunu duyduk…

Evet, Avrupa’da tasarım ödülü aldık. Projenin tasarımı bittiği 2018 yılında aldık bu ödülü. Elbette o günden bugüne bir şeyler değişti. Umuyoruz ki yeni projede daha büyük ödüller de alacağız.

Bir de öğrendiğimiz kadarıyla İstMall projesi tamamıyla özkaynaklarınızla gerçekleştirdiğiniz bir proje…

Elbette… Bu bir nevi yaşam felsefesi… Tüccar babalarımızdan öğrendiklerimiz var. Babam derdi ki: “Oğlum, eğer bir işe başlarken, bitirecek paran yoksa hiç girme…” Biz de bütün işlerimizi, satış yapmasak dahi finansal olarak sonuca götürebilecek şekilde planlarız. Bizim gibi üretimde Batı’ya bağımlı kırılgan ekonomilerde, öz sermayesi güçlü olmayan firmalar, ikinci, üçüncü nesillere ulaşamıyor. Sebebi basit… Altyapı ve sermaye eksikliği. Biz de bu sebeple her işimizde öz kaynakları önemsiyoruz.

Biraz da sektörün genelinden konuşalım. İnşaat sektörü ülkemizde aslında ilerlemiş görünüyor. Siz nasıl görüyorsunuz?

Evet, ülkemiz bu konuda öndedir. Hatta tüm dünya, halkımızın mütaahhitlik yeteneklerini kabul eder. Allah, kavimlere genlerden süregelen bir takım mahir yetenekler vermiştir. Baktığımızda Romalılar, iyi mühendislerdi. 2-3 bin yıl önceden bahsediyoruz. Ama Osmanlı da güzel mimari eserler hayata geçirdi. Aynı şekilde Selçuklular da öyle… O yüzden genlerimizde var. Ne demiştik? Bizim halkımızın alın teri dökmekle ilgili bir derdi yok. O yüzden iş gücü ve çalışma azmimiz yüksek. İnşaat sektörü de tamamen bedene dayalı olduğu için iş gücümüz var ve çalışıyoruz. Dünya sıralamasında da üst sıralardayız. Ama ben gayrimenkul işine biraz daha farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum. Hep söylediğim gibi, gayrimenkule şöyle bakmak lazım, bir takım şeyler adının üzerinde. Mesela menkul diyoruz. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası gibi… Altın, Dolar, Euro… Bunlar birer menkul. Bizim yaptığımız işin ismi ise gayrimenkul… Adında belli. Bütün bu menkullerden farklı olarak bir parametresi olan, tek başına bir refleksi olan, paranın da kendisinde huzur bulduğu, metanın son noktasıdır gayrimenkul.

Konuyu şöyle detaylandıralım… Herkesin bir refleksi vardır. Derler ki, “Çalışayım, bir ev alayım, bir işyeri, bir yazlık alayım. Hatta kiraya vereyim.” Herkes son anda parasını gayrimenkule yatırmak ve değerlendirmek üzerine programlıdır. Bu pencereden bakarken, aynı zamanda şehirleri kıymetli kılan değerlere bakmak lazım. Örnekleyelim:

200 yıllık bir Manhattan düşünün. Burayı dünya üzerinde ne kıymetli kılan ne olabilir? Gayrimenkuller… Gidelim Şangay’a, Dubai’ye ne var?

Tekrardan başa dönelim… Evet çalışalım, alın teri dökelim. Bunun yanında da değer katacak simge projelere imza atalım. Akıl teri ile alın teri demiştik…

İnşaat sektörüne yıllarınızı vermiş bir iş adamısınız. Dolayısıyla da bizim için de bilirkişi sayılırsınız. Son zamanların en çok konuşulan konularından biri hakkında konuşmak istiyorum: Deprem… Deprem denince de yapılar, malzemeleri, nasıl tasarlandığı ve yapıldığı konuları önem kazanıyor. Sizce ülkemizde gereken özen gösteriliyor mu?

Politikaları devletler belirler. Özel sektörler de bu politikalar ve açılan yollardan ilerlemeye devam eder. Ülkemiz depremle 99’da en şiddetli halinde yüzleşti. Ama bu noktada şunu belirtmeli ki, deprem insan öldürmez. Çürük yapılar öldürür. Devletimiz, 99 depremiyle bir refleks gösterdi. Devlet hastanelerimiz, köprülerimiz, otoyollarımız, okullarımız yenilendi. Fakat özel sektör ve halkımız buna halen yeterince duyarlı değil. Bizim halkımız, son dakikada, meseleyle yüz yüze kaldığında “Evet bu geldi” diyor. Gayrimenkulün son tüketicisi halkımız, bu konuda ne yazık ki duyarlı değil. Ne yazık ki yapılarımız da çok kuvvetli olmuyor. Bu konuda her toplantıda dile getiriyorum. Halkımız aslında beton tabutlarda yaşıyor. Özellikle deprem kuşağı üzerinde yer alan İstanbul’da… İnsanlarımız ne yazık ki evi 5-10 metrekare küçülecek ya da maliyet nedeniyle bunu öteliyor. Çünkü kendisine daha önce deprem dokunmamış. İzmir’deki depremde, televizyonda izlediğim bir anektod var. Vatandaş diyor ki, “Biz binamızı yenilemek istemiştik, iki kişi muhalefet etmişti. Benim oğlum öldü!”

Bunun hesabını kim nasıl verecek? Ben bunu televizyondan izledim. Bu bizim gerçeğimiz. Binalar, evler, iş yerleri… Bunun karşılığında can var. Biz bütün bu değerleri nefes alıp verebilecek bir insan için yapıyoruz.

Yeri gelmişken burada bir parantez açalım. Mutlaka bir çalışmasını yapmışsınızdır. Deprem karşısında İstMall ne durumda?

Bizim işimizde aslolan, ilk önce belayı defetmek. Önce yıkılmamalı, insanlar zarar görmemeli. Aslolan bu… Burada yaptığımız yapı, Allah’ın izniyle 8.5 şiddetinde bir depreme çok rahat mukavemet gösterebilecek. Similatör çalışmalarımız bu yönde.

Bu kadar yoğunlukta kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz?

Elbette kendimize de vakit ayırıyoruz elimizden geldiğince. Bir-iki vakıfta başkan vekilliği yapıyorum. Özellikle önemsediğim,  İzollu Vakfı Başkan Vekilliğini yapıyorum. Şu anda yaklaşık 590 üniversite öğrencisine burs veriyoruz. Onlarla vakit geçirmek çok kıymetli. Gençleri dinlemekten çok keyif alıyorum. Bu fikirlerin çoğu, gençlerin söylediği ama bir çok insanın dikkate almadığı fikirlerden geliyor. Gençlere, aklına gelen en çılgın şeyi söyle, ne olduğu önemli değil diyorum. Çünkü insan, konuştuğu ve ürettiği sürece insan…

Son olarak neler söylemek istersiniz?

O kadar başarılı işlere rağmen, inşaat sektörümüz buralarda değil, çok daha ilerilerde olmalı. Bu anlamda böyle nitelikli, simge projelere imza atmak gerekli. Sanayici ve yatırımcılarımızı bekliyoruz. Belki onlardan da fikir alır ve eksiğimizi görürüz.

Kaynak :

https://www.googlenewss.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-73994.html https://www.googlehaberler.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-75965.html https://www.haberturkmagazin.com//haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-78258.html https://www.aksammagazin.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-92258.html https://www.cnnmagazin.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-82839.html https://www.euronewsmagazin.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-77389.html https://www.euronewsturkey.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-80402.html https://www.magazinfox.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-79844.html https://www.magazinhaberajans.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-87644.html https://www.magazininsesi.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-77368.html https://www.ntvmagazin.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-83436.html https://www.showtvmagazin.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-71475.html https://www.starlifemedya.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-82833.html https://www.starlifemagazin.net/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-76098.html https://www.startvmagazin.com//haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-76833.html https://www.takvimmagazin.com//haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-74411.html https://www.tv100magazin.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-78082.html https://www.worldhaberler.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-70444.html https://www.newsjoebiden.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-76434.html https://www.sehrinpatronlari.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-67640.html https://www.googlehaberler.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-75965.html https://www.googlenewss.com/haber/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall-73994.html https://www.sabahekonomi.com/gundem-haberleri/ https://www.baskanlardunyasi.com/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall/5087/ https://www.gecegundemi.com/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall/3226/ https://www.ekonomifox.com/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall/6835/ https://www.ekonomigold.com/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall/6194/ https://www.meclisgundemi.com/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall/3990/ https://www.googlemagazin.com/turkiye-nin-ilk-akilli-sanayi-avm-si-istmall/2072/